Son Haberler

Sinüzit Ameliyatı

Sinüzit ameliyatından ne beklenmeli?

Sinüzit ameliyatı sonrası başarılacaklar konusunda beklentileri gerçekçi tutmak gereklidir.

Peki, beklentilerimiz ne olmalıdır?

• Ameliyat sonrası sinüzit olma sıklığı ve süresi azalmalıdır.

• Burundan daha rahat nefes alıp verilebilmelidir.

• Yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme olmalıdır.

• Baş ağrısı, geniz akıntısı yorgunluk gibi şikâyetler azalmalıdır.

TÜM BİLİMSEL ÇALIŞMALAR GÖSTERMİŞTİR Kİ, SİNÜZİT AMELİYATI SONRASI ORTALAMA ŞİKÂYETLER %80 AZALMAKTADIR. ÇOĞU HASTA İÇİN BU TATMİN EDİCİDİR.

Ne oranda fayda göreceğinizi birçok faktör belirler. Sizin hangi şikâyetlerinizin ne oranda iyileşeceğini hekiminizle baştan görüşmeniz sonrası hayal kırıklığı yaşamamanız açısından önemlidir.

Alerjik zeminde gelişen sinüzitlerde sinüzit ameliyatı “alerjinizi” iyileştirmeyecektir. Akıntı, kaşıntı, hapşırık için alerji ilaçlarını kullanmaya devam etmeniz gerekecektir.

Sinüzit nedeni ile koku alma problemleri yaşayan hastalarda koku duyusunun ne oranda düzeleceğini tahmin etmek zordur. Hastalık sinir uçlarını tahrip etti ise koku kaybı kalıcı olabilmektedir. Bunu da önceden belirleyecek bir tanı yöntemi yoktur.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) nedir?

Endoskopik sinüs cerrahisinde amaç tıkalı olan sinüs kanallarını açmaktır. Bunun için endoskop denilen tıkalı sinüs kanalını gösteren donanımlar kullanılır. Endoskopik görüntü altında bilgisayarlı tomografi kılavuzluğunda özel aletler ile sinüs kanalları açılır.

Endoskopik sinüs cerrahisi sırasında cerrahın hedefi, sinüsleri tıkayan ve enfeksiyona yol açan her hastalıklı dokuyu çıkarmaktır. İdeal olarak tıkanıklığa neden olan dokunun ortadan kaldırılması ,daha önce tıkanan sinüs kanallarının kalıcı olarak açılmasına imkan verir.

Burada önemli nokta cerrahın normal dokuya yada iltihaplanan sinüs iyileştiğinde muhtemelen normale dönecek hafif hastalıklı dokuyu almaktan sakınılmasıdır. Lüzumsuz ne kadar çok doku çıkarılırsa, iyileşmesi de o kadar uzun sürer ve komplikasyon riski de o kadar fazla olur. Hangi dokunun çıkarılıp hangisinin bırakılacağı genelde cerrahın takdirine bağlıdır. Benim takip etmeyi sevdiğim ilke, mümkün olduğunca az ama gerektiği kadar da yap ilkesidir.

Günümüz cerrahlarının ameliyat odasında muhtelif ilave alete erişim imkânı vardır. Bu aletleri kullanıp kullanmamak kişisel tercih meselesidir. Bunlar:

Mikrodebriderler: Bir ucunda traşlayıcı diğer ucunda bir emme cihazı bulunan küçük bir tüptür. Cerrah cihazı ayağındaki bir pedal ile çalıştırınca küçük tüp hastalıklı dokuları traş eder, traş edilen doku otomatik olarak tüp içine emilir. Ben mikrodebriderleri polipli sinüzitlerde seviyorum ve kullanıyorum.

Lazerler: Lazerler, doku buharlaştırmak amacı ile tıpta kullanılırlar. Endoskopik sinüs cerrahisinin ilk yıllarında pek çok cerrah sıklıkla kullandı. Ancak dokuyu keserek değil yakarak çıkardığı için yara iyileşmesini olumsuz şekilde etkilediği görüldü. Bugün lazer endoskopik sinüs cerrahisinde çok nadir kullanılıyor.

Görüntüleme güdümlü cerrahi (image – guided surgery): Özellikle ileri seviye sorununuz varsa kullanılacak bir yöntem. Hastalığa veya geçirilmiş cerrahiye bağlı burun anatomisi bozulmuş ise kullanılması gereken bir enstrümandır. Normal vakalarda ameliyat süresini uzatması bir dezavantaj olarak düşünülebilir.

Endoskopik sinüs cerrahisi yaklaşık olarak 1 saat kadar sürren bir ameliyattır. Septum deviasyonu, konka hipertrofisi (burun eti büyümesi) gibi ilave sorunlar varsa ki çoğunlukla vardır. Süre 1.5 saate kadar uzayabilir. Endoskopik sinüs cerrahisi ile burun estetik ameliyatı aynı anda yapılabilir. Bu takdirde süre biraz daha uzayacaktır. Ameliyat lokal anesteziyle (sınırlı uyuşturma) bile yapılabilmesine rağmen ben genel anesteziyi tercih ediyorum. Böylece hasta hiçbir şey hissetmediği gibi ben de daha rahat çalışıyorum.

Hastane seçiminde diğer ameliyatlardan farklı olarak, hastanenin endoskopik ekipmanlar açısından gelişmiş cihazlarla donanımlı olması önemlidir.

Endoskopik sinüs cerrahisi son 20 yıldır uygulanan bir yöntemdir. Daha önce cadwell luc denilen ameliyatlar yapılırdı. Bu ameliyatla tıkalı sinüs kanalının açılması yerine ağız içinden sinüse pencere açılırdı. Tabi ki bu pencere bir müddet sonra tıkanırdı. Hasta tekrar sinüzit ile uğraşmaya başlardı. Bu olumsuz durumun etkisi ile insanlar arasında sinüzit müdahalelerine karşı bir soğukluk gelişmiştir. Ancak unutulmaması gereken nokta endoskopik sinüs cerrahisi felsefesi eski yöntemlerden tamamen farklıdır ve bu sebeple sonuçlar yüz güldürücüdür.

Nekahat Dönemi:

Artık ameliyat bitti. Daha iyi nefes almayı ve sinüs enfeksiyonlarına daha az yakalanmayı dört gözle bekleyebilirsiniz. Ancak bu noktaya gelmeden önce nekahat döneminde sizleri neler bekliyor bilmeniz gereklidir:

Kanla karışık balgam gelmesi: Ameliyat sonrası bu durum 3 hafta kadar devam eder. İlk bir hafta sulu olan bu durum sonrası kurumuş kabuk şeklinde kendini gösterir. Tamamen normal bir durumdur.

Burun tıkanıklığı: Burun tıkanıklığınız iyileşsin diye ameliyat olmuşsunuz ama ameliyat sonrası hala burnunuz tıkalı. Bu size çelişkili gelmesin. İlk günlerde tıkanıklık tamamen normaldir. Bu cerrahi sonrası burun içi kabuk ve ödeme bağlı bir durumdur. Gün be gün nefesinizdeki rahatlamayı hissedeceksiniz.

Baş ağrısı ameliyattan sonra birkaç gün sinüzit ağrısına benzer bir ağrı duyabilirsiniz. Bu durum için gerekirse ağrı kesici alabilirsiniz. Normal olan bu durum birkaç gün içinde geçecektir.

Yorgunluk: İlk birkaç gün anestezi ve ameliyata bağlı yorgunluk görülebilir. Bu durum da tamamen normaldir.

Peki, hangi durumda alarmda olmalısınız?

1) Kanama: Sinüzit ameliyatından sonra çok nadir görülür. Ameliyat sonrası 3 hafta içinde bol kırmızı taze kan burundan gelirse bu önemli bir durumdur. Panik yapmayın. Ancak, hekiminize kısa sürede ulaşmaya çalışın. Ulaşamadığınız durumda, yakın bir sağlık kuruluşuna başvurun

2) Enfeksiyon: Ameliyat yerinde enfeksiyon kendini ateş ve sarı yeşil akıntı ile belli eder. İlave antibiyotik kullanmanız gerekebilir.

Ameliyat sonrası nelere dikkat etmelisiniz?

Ameliyattan dan sonra birkaç gün başımıza hızlı kan akımına sebep olacak hareketlerden uzak durun. Bu tip hareketler kanamaya yol açabilir. Ağır kaldırma, ıkınma, ağır çaba gibi.

Bu ameliyat sonrası özel bir perhiziniz yok. Alkol sigara hariç her şey serbest. Alkol sigarayı özellikle vurguluyorum. Sigara iyileşmeyi geciktirirken, alkol burun içi şişliği artıracaktır.

Ameliyatın ertesi günü, çok sıcak olmamak kaydı ile banyo serbest. Hamam ve sauna için 1 ay beklemelisiniz
Araba kullanmaya 2 gün sonra başlarsınız. Ancak uçak seyahati için en az 10 gün beklemelisiniz.

Ameliyattan fayda gördüğünüzü ne zaman anlarsınız?

Ameliyat sonrası burun fonksiyonlarınıza tam olarak kavuşmanız biraz zaman alacaktır. Bu kişiden kişiye değişmekle beraber ortalama iki aylık bir süredir. Ameliyatla ilgili olumlu sonuçları görmeniz için biraz sabır gerektiğini çıkarabilirsiniz buradan.

Her hal ve şartta doğru cerrahi yapılmışsa zaman ve sabırla çoğu kişi sinüs ameliyatından elle görülür gelişme sağladığını fark edecektir.

Sinüzit ameliyatı esnasında istenmeyen durum görülme ihtimali var mıdır?

Çok nadir olsa da, sinüzit ameliyatı esnasında istenmeyen ciddi durumlar görülebilmektedir. Bunlar görme yetisinde azalma, beyin zarlarında yırtılma ve buna bağlı beyin omurilik sıvısının burundan gelmesi ve hayati damarların zedelenmesidir.

Balon Sinoplasti adı verilen sinüzit ameliyatı biraz da bu tip komplikasyonlarla karşılaşmamak adına geliştirilen yöntemdir. Bu teknikte ciddi istenmeyen durum ihtimali yoktur denilebilir.

Sinüzit ameliyatı oldum ve hala sorunlar yaşıyorum, ne yapmalıyım?

Eğer ameliyat oldunuz ve sorun yaşıyorsanız bunun birçok sebebi olabilir. Bu sebepler bulunup çözümler üretildiği takdirde sinüzitsiz bir yaşam sizi bekleyecektir. Eski ve etkili olmayan ameliyat teknikleri kullanılmış olabilir.

1991 yılından önce endoskopik sinüs cerrahisi kullanılmamakta idi. Cadvel ameliyatı denilen bir ameliyat yapılırdı. Bu ameliyatla sadece yanağımızdaki maksiller sinüslere müdahale edilirdi. Ağız içinden sinüs içine bir pencere açılırdı. Beraberinde burun orta kıkırdağında eğiklik varsa düzeltilir bazen burun etlerinde küçültme prosedürü buna eklenirdi. Diğer sinüslere dokunulmazdı. Çünkü diğer sinüslere müdahale ancak yüzde kesiler yapılarak mümkündü ve buda ciddi iz anlamına geliyordu. Diğer sinüslere müdahale edilmediğinden sorunlar devam ediyor ve hasta ameliyat olmasına rağmen yine sinüzit şikâyetleri devam ediyordu.

Çözüm:

İlk olarak yapılması gereken sinüslere yönelik bir tomografi çektirmektir. Böylece ilk ameliyattan artakalan sorunları ortadan kaldırarak tam iyileşme sağlamak mümkündür. Bu durumdaki cerrahi müdahaleler genellikle kısa, tampon gerektirmeyen, basit müdahalelerdir.

Bazı sinüslere ameliyat esnasında eksik ya da hiç müdahale yapılmaması:

Bu durum sinüzit ile ilgilenen pek çok hekimin başına zaman zaman gelmektedir. Çoğunlukla frontal ve sfenoid sinüziti olan hastalarda bu durumla karşılaşmaktayız. Bu iki sinüse cerrahi olarak müdahale çeşitli riskler taşır. Bazen hekim bu risklerden kaçınma adına yeterli ve gerekli müdahale yapmayabilir. Bu da sonrasında tam düzelmemiş sinüzit ve buna bağlı şikâyetlerin devam etmesi şeklinde kendini gösterebilir.

Çözüm:

Bu gibi cerrahi müdahalenin az da olsa risk taşıdığı frontal ve sfenoid sinüzitlerin tedavisinde ‘Balon Sinoplasti’ altın anahtardır. Komplikasyonsuz etkili ve güvenilir bir yöntem olarak uygulanır ve sorununuzu çözecektir.

Sorunlu sinüzitleri tam tespit edememek:

Antibiyotik tedavisi ile şikâyetlerinde azalma olmayan kronik sinüzitli hastaya en son yapılan BT incelemesi ile belirli sinüslerde dolgunluk saptanması ile olması gerektiği üzere sadece dolgunluk saptanan sinüse yönelik minör bir cerrahi uygulanması ve diğer sinüslere müdahale edilmemesi sonrasında bir süre her şey yolunda giderken takip eden zaman dilimi içerinde tekrar dirençli enfeksiyonlar ortaya çıkabilir.

Bu da az görülen bir senaryo değildir. Modern endoskopik sinüs cerrahisi başlangıcında probleme neden olmayan yapılara dokunulmaması esas alınmıştır. Bu son derece mantıklı görülmekle birlikte yukarıdaki senaryo da bahsedilen hastada BT incelenmesi sırasında kronik enfeksiyon odağı olan sinüsler tespit edilirken BT çekimi esnasında soğumuş olması muhtemel ancak ameliyat sonrası problem oluşturan alanların mevcudiyeti de mümkündür.

Bu durumdan kaçınmak, bu tuzağa düşmemek için benim yaptığım; cerrahi planlamadığım BT görüntülemede iyi görünen yerleri de endoskopi ile güzelce muayene etmek veya hastanın şikayetlerinin yoğun olduğu dönemde BT incelemesi yapmaktır.

Çözüm:

Eğer tekrar eden olaylar sonrası ikinci bir ameliyata gerek olacaksa felsefeyi değiştirmek daha akıllıca olacaktır. İlk sinüs cerrahisinde hedef en az işlemle hastanın sorunlarını çözmek olmalıdır ki pek çok hastada işe yarar. Ancak ikinci cerrahide amaç üçüncü cerrahiye gerek kalmamasını sağlamak olmalıdır. Bu felsefe doğrultusunda ben ikinci cerrahide hastanın hikâyesi ve anatomik yapısına göre değişmekle birlikte şüphelendiğim tüm sinüslere ve basit olmak üzere cerrahi işlem uyguluyorum.

Yetersiz yara iyileşmesi:

Tam teşhis ve kusursuz cerrahiye rağmen yara iyileşmesi yetersiz olabilir. Bu durum daha çok aktif burun enfeksiyonu (nezle grip) varken yapılan ameliyatlardan sonra görülür. Çok küçük burun anatomisine sahip hastalarda da oluşabilir.

Çözüm:

Ofis ortamında yapılan pansumanlarla yara iyileşmesine yardımcı olmak gerekir.

Kişisel faktörlere bağlı başarısızlıklar:

• Sigara kullanımı,

• Kuru ortamda çok bulunma,

• Kirli havaya maruz kalma,

• Kişisel bakıma ve hijyene özen göstermeme (banyo sonrası saçı kurutmamak, rüzgârda kalmak vb)

• Şeker hastalığı veya vücut direncini düşüren başka rahatsızlıkların olması.
Bu gibi durumlar ne kadar başarılı ameliyat yapılırsa yapılsın ameliyattan hastanın istifadesini azaltmaktadır.

Çözüm:

Birlikte olan diğer rahatsızlıkların kontrol altına alınması, yaşanılan ortam havasının ideal hale getirilmeye çalışılması, sigaranın bırakılması ve kişisel bakıma özen gösterilmesi gereklidir.

Cevapla