Soğuk Algınlığı, Nezle ve Grip

soguk-alginligiVirüslerin yol açtığı genellikle hafif belirtilerle seyreden üst solunum yolu hastalıklarından biridir. Adı üzerinde soğuk algınlığı özellikle soğuk mevsimlerde görülür. Bunun sebebi soğuk etkisiyle üst solunum yollarının kolay hastalanabilmesi ve kış aylarında toplu olarak kalabalık yerlerde çokça bulunulmasıdır. Virüs kalabalık ortamda elden ele veya virüs bulaşmış eşyalarla direkt temas ile geçebilir.

Soğuk algınlığına yakalanma riskini artıran faktörler nelerdir?

Uzun mesafeli uçak yolculukları, Klimalar, Stres, Toplu ve kalabalık yerlerde yaşam (kreş, okul, toplu taşıma araçları)

Hastalığın bünyeye yerleşme süresi 24 – 72 saat arasında değişir. İlk belirti kuru kaşıntılı boğaz ağrısıdır. Ateş normaldir veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir. En sık görülen belirtiler, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğazda yanma ve öksürüktür. Koku ve tat duygusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara da sıkça rastlanır. Belirtiler ortalama 7 gün sürer. Vakaların dörtte birinde bu süreç 2 haftaya kadar uzayabilir.

Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi belirtilere göre yapılmalıdır. Burun tıkanıklığını giderici spreyler veya burun damlaları, öksürük giderici ilaçlar, baş ağrısını azaltmak için ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder.

Bu tedavilere ek olarak, ABD’de hastaların üçte biri, Avrupa’da % 40 – 70’i alternatif tedavi kullanmaktadır. Alternatif tedavi olarak sıklıkla esansiyel yağlardan oluşan mentol, içinde bir sülfür bileşiği olan Ajoenc’in etkisinden yararlanmak için sarımsak, çinko ve yüksek dozlarda (günde 1 – 2 gram) C vitamini alınarak antioksidan etkilerden yarar sağlayabilmektedir.

 

Grip

Ülkeler ve kıtalar arası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilmesinden dolayı soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Risk guruplarında grip sonrası ölüm bile görülebilmektedir.

Grip ve soğuk algınlığı bulaşma şekilleri ve belirtiler yönünden benzerlik gösterirler. Ancak gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön plandadır. Soğuk algınlığından farklı olarak Grip tedavisinde bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir.

Günümüzde grip (influenza) aşıları gripten korunmanın en güvenli yoludur. Bu aşılar ülkemizde de başarı ile uygulanmaktadır. İnfluenza aşıları Eylül – Aralık ayları arasında tek doz olarak üst kolun dış yüzeyine uygulanır.

 

Astım

• Kronik akciğer veya kalp hastalığı,

• Şeker hastalığı,

• Böbrek yetmezliği,

• Kan hastalığı gibi bir hastalığı olanlar kesinlikle aşılanmalıdır.

 

Domuz Gribi nedir?

Bir tür grip hastalığıdır. Yeni bir grip virüsüyle oluşur. İnsanlar bu virüsle daha önce karşılaşmadıkları için hastalığa karşı bağışık değildirler. Belirtileri mevsimsel griple benzerdir. Bu iki grip ancak özel laboratuar tetkikleri ile ayırt edilebilmektedir. Normal grip daha ziyade kronik hastalığı olan yaşlılarda ağır hastalık ve ölüme yol açarken, bu virüsle oluşan gripte ise hastalananların yarısı ve ölümlerin yaklaşık beşte biri çocukluk yaş grubundadır. Bununla birlikte hastalığın dünyada da, Türkiye’de de genellikle hafif ve orta şiddette geçirildiği görülmektedir.

Domuz gribi virüsü yeni bir virüstür. Bu nedenle, pek çok insanın bu gribe karşı bağışıklığı yoktur. 1957’den önce doğanların kısmen bağışıklığı bulunmaktadır. Mevcut verilere göre; küçük çocuklar ve genç erişkinler daha çok hastalanmaktadır. Domuz gribinden ölümler gebelerde, bebeklerde, kronik hastalığı olanlarda, 65 yaşından büyüklerde ve hastalık derecesinde aşırı kilolu olanlarda (vücut kitle indeksi > 40) daha fazladır.

Sağlık çalışanları hastalandıklarında sağlık hizmetinin aksaması ve hastalığı diğer kişilere bulaştırmaları sebebiyle önemli bir risk grubudur.

Okullar da hastalığın topluma yayılmasında önemli bir role sahiptir.

Domuz gribi geçiren kişiler aynı virüs ile bir daha hastalanmayacak şekilde bağışık hale gelmektedirler. Aşı yaptıranların da yaklaşık %90’ı bu virüs ile hastalanmayacak şekilde bağışık duruma gelmektedirler. Ancak ortaya çıkabilen komplikasyon ve ölüm sebebiyle hastalığı geçirmek risklidir. Aşı sonrası oluşabilen yan etkilerle kıyaslandığında hastalığı geçirmek çok daha riskli olduğundan aşılanmak suretiyle bağışıklık kazanmak daha doğrudur. Aşılanan kişilerin artmasıyla hastalığın toplum içerisindeki yayılımı da engellenmekte ve hastalığın kontrolü de kolaylaşmaktadır.

Ellerimizin yıkanması grip hastalığının kendimize, çocuklarımıza ve yakınlarımıza bulaşmasının engellenmesinde önemlidir.

Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmak, öksürük ve hapşırma esnasında tek kullanımlık mendil kullanmak ve mendile ulaşamadığımız hallerde kolumuzun içine hapşırmak hastalığın toplumda yayılmasını geciktiren diğer önemli tedbirlerdir. Bu tür kişisel korunma tedbirleri, hastalığın yayılma hızını azaltarak aşılama için zaman kazandırmaktadır.

Ancak, en etkili korunma yolunun aşılanma olduğu unutulmamalıdır.

 

Check Also

Sinüzit nedir, belirtileri nelerdir?

Sinüs; burun ve göz çevresindeki kemiklerin içindeki boşluklara verilen addır. Bu boşlukların burun içine açıldıkları …

Bir Cevap Yazın